Yukarı

Otizmden Obeziteye Hayatı Etkileyen Hormon: Oksitosin

Bir doğumun başarılı geçmesinde en önemli etkenlerden biri, anne ve bebeğin beyinlerinin uyum içinde hareket etmesi. İki beyin bir olunca, uterus seyran oluyor! Annenin beyni, hamileliğinin sonlarına doğru, yüksek miktarda bir hormon salgılıyor. Bu mucizevi hormonun adı “oksitosin”! Oksitosinin, süt üretiminden sosyal etkileşime, güvenli bağlanmadan stresi azaltmaya kadar o kadar çok faydası vardır ki, insanın “sen neymişsin oksitosin” diyesi geliyor! Oksitosin adeta hormon kılığına girmiş, bedenin içinde gezinen ikinci bir anne gibi! Bu mucizevi hormonun özellikleri ve işlevleri neler?* “Her Çocuk Üstün Yeteneklidir” kitabının yazarı ve Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Bahar Eriş, oksitosinin özellikleri ve işlevleri konusunda bilgiler verdi. Hayat, oksitosinle başlar! Bebek ne zaman doğar biliyor musunuz? Kan şekeri düşünce! Çünkü bu, “galiba annem artık beni iyi besleyemiyor” sinyalidir. Beyin hücreleri bu stres sinyalini...

Bir doğumun başarılı geçm...

Daha fazla

TOPLAYIN BAVULLARI ÇOCUKLAR…

Çocuklara kitap, oyuncak, park götürmek için yola çıkmış bir avuç çocuktular… Sevgisizlikle bir bombaya sarılmış başka bir çocuk tarafından vuruldular… Onlar cansız kaldılar, ana babaları çocuksuz, ana babasız çocuklar oyuncaksız… En çok onlar üzerinde oyunlar oynayanlar sevindiler bu işe. Belki sevinenler çocukken birbirleriyle yeterince oyun oynasalardı, büyüyünce birbirlerine kalleşçe oyunlar oynamazlardı, kim bilir… Haydi düzenbazı anladım, teröristi anladım, hesap kitap peşinde çanak tutanı anladım… Peki ya sana ne demeli? Kürt çocuğu, Türk çocuğu, Ermeni çocuğu, Müslüman çocuğu, şehit çocuğu, terörist çocuğu, onun çocuğu, bunun çocuğu diyerek olanı reva gören, susan, alkış tutan sana ne demeli? “İnsan” değil misin sen? Senin çocuğuna yolda araba çarpsa, önce hangi milliyetten hangi dinden olduğunu sorup öyle mi yardım etsinler istersin? Bu mu istediğin dünya? Çocuğuna bırakmak istediğin miras bu...

Çocuklara kitap, oyuncak, par...

Daha fazla

Sevgili Dostum Beyin…

Sevgili Beyin, Bu mektubu bir dostun olarak yazıyorum. Seni bu aralar pek bir sessiz görüyorum. Küskün gibisin.Haklısın. Bugüne kadar hakkında çok atıp tutuldu. Öyle ki, bunlara kendin de inanır oldun. Bugüne kadar sana “kapasiten bu kadar” dediler. “Daha fazla zorlama. Zorlasan da yapamazsın. Doğuştan bu işler. Uğraşsan da gelişemezsin. Değişemezsin. Neysen osun” dediler. Seni çaresizliğe ittiler. Küstürdüler. Bugüne dek hep bu “öğrenilmiş çaresizlik” duygusu içinde yaşadın. Ama sana bunları söyleyenler yanlış biliyordu, sevgili dostum. Bazıları buna çok pişman, bazıları hala ısrarla aynı şarkıları söylemeye devam ediyor. Sen sen ol, gelişimine karşı olan kötücül zihniyetlerden uzak dur! Onların kimseye bir faydası yok. Artık seninle ilgili yepyeni bilimsel araştırmalar var. Hem teknoloji de gelişti. Görüntüleme teknikleri sağ olsun, artık tüm boyutlarınla seni görebiliyoruz. Bu daha başlangıç, zamanla...

Sevgili Beyin, Bu mektubu b...

Daha fazla

KİM KORKAR HAİN IQ’DAN!: 14 MADDEDE IQ TESTLERİ

Bugün, “zeka ölçümü” denilince genellikle akla hala en başta IQ testleri geliyor. Ancak IQ testleri “zeka testi” değil! Zeka, tek bir test ile ölçülemeyecek kadar karmaşık, çok boyutlu ve dinamik bir kavram. IQ testleri hakkında bilinenlerin çoğu da kulaktan dolma, yanlış bilgiler. Bu yazıda IQ testi ile ilgili bilmeniz gereken temel noktaları özetledim: Siz de kendinizi test edin, bakalım ne kadarını doğru biliyormuşsunuz? Merak etmeyin, bu bir zeka testi değil!.   IQ skoru doğuştan ve sabit midir? Hayır. Ne doğuştandır ne de sabittir. Prof. Cathy Price ve meslektaşları, Nature dergisinde 2011’de ses getiren bir araştırma yayınladı. Araştırmadaki çocukların IQ skoru, 4 yıl içinde beyinde meydana gelen yapısal değişiklikler sonucunda, ortalama 21 puan artmış. Bir kısmının skoru da ortalama 18 puan düşmüş. Diğer bir deyişle, IQ...

Bugün, “zeka ölçümü” ...

Daha fazla

Ölümüne Başarılı Çocuklar!

  Ji, ortaokula giden bir erkek çocuğu. Üstün akademik başarısıyla ünlü Kore’de yaşıyor. Ji, ülkedeki öğrenciler arasında, en başarılı %1’lik dilimin içinde. Ji, şimdi hapiste. Çünkü Ji, annesini öldürdü. “Ne pahasına olursa olsun bir numara olmalısın” Ji annesini öldürdü, çünkü annesinin okuldaki veli görüşmesine gitmesini istemiyordu. En son sınavlarda aldığı düşük notları duymasından korkuyordu. Annesi ona sürekli, “Ne pahasına olursa olsun bir numara olmalısın” diyordu. Düşük not aldığı zamanlarda, onu dövüyor ve yemekten mahrum bırakıyordu. Ji, annesini öldürdükten sonra sırrını sekiz ay boyunca sakladı. Her gün okula hiç bir şey yokmuş gibi gidip gelmeye devam etti. Komşulara annesinin şehri terk ettiğini söylüyordu. Cesedi kokmasın diye, odasının kapısını sıkıca bantlamıştı. Hatta her şey normal görünsün diye, arkadaşlarını ara sıra eve çorba içmeye davet ediyordu. Ta ki onlardan ayrı yaşayan...

  Ji, ortaokula giden ...

Daha fazla

Zekayı Değil, Çabayı Övün!

Çağdaş yazar Haruki Murakami, Norwegian Wood (İmkansızın Şarkısı) romanında, bir müzik öğretmeninin, müzik yeteneği olan küçük kız öğrencisiyle ilgili kaygılarını şöyle kaleme alır: Bazı insanlar vardır. Kendilerine muazzam bir yetenek bahşedilmiştir, ancak bunu sistematik hale getirecek çabayı göstermezler. Bu yeteneği paramparça edip savurup tüketirler. Ben böyle insanları çok gördüm. Başta inanılmaz olduklarını düşünürsün. Müthiş zor bir parçanın notalarını bakar bakmaz çözer ve parçayı sonuna kadar mükemmel çalarlar… Gördüklerin karşısında ezilirsin. “Ben bunu hayatım boyunca beceremem” dersin kendi kendine. Ama aslında hepsi o kadardır. Onun ötesine geçemezler. Neden? Çünkü çaba göstermezler. O disiplini kimse kafalarına sokmamıştır. Şımartılmışlardır. Çaba göstermeden iyi çalacak kadar yeteneklidirler ve etraftakiler küçüklükten itibaren onlara ne kadar yetenekli olduklarını söyleyip durmuştur. O yüzden çok çalışmak onlara aptal işi görünür....

Çağdaş yazar Haruki Murakam...

Daha fazla

Bebeğinizin zekasını nasıl geliştirebilirsiniz?

2004'ten bu yana Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Okul Öncesi Eğitim Programı'nda üstün yetenek konusunda dersler veren, “Her Çocuk Üstün Yeteneklidir” kitabının yazarı Dr. Bahar Eriş; tüm annelerin en çok merak ettikleri sorulardan biri olan “bebeğimin zekasını nasıl geliştirebilirim?” sorusunu 10 madde ile cevapladı. 1. Bebeğinizle bol bol konuşun! Araştırmalara göre, çocuğun zekasını en çok geliştiren aktivite onunla etkileşim halinde olmaktır. Bebeğinizle ne kadar konuşursanız sözcük dağarcığını o kadar geliştirirsiniz. Bebeğiniz, onunla konuşurken, dilin yapısındaki örüntüleri daha çok duyar ve böylece dil gelişimi hızlanır. Meaningful Differences adlı kitabın yazarları Hart ve Risley, bir araştırma yapmışlar:  Araştırma, erken dönemde aile içindeki konuşmayla, sonraki dönemde başarı arasında bir ilişki olduğunu gösteriyor. Araştırmada çocuğuyla daha çok konuşan ailelerle az konuşan ailelerin çocukları karşılaştırılmış: 4 yaşına...

2004'ten bu yana Boğaziçi Ü...

Daha fazla

Yetenek Sarrafları İş Başında

      Bundan bir süre önce, Türkiye’nin yurtdışında tanıtımı için 4 milyon Dolarlık bir film çekildi. Baş rolde, dünyaca ünlü Amerikalı aktris Julianne Moore oynadı. Film, onay için Turizm Bakanlığı yetkililerine sunuldu. Bakanlık yetkililerimiz filmi beğenmediler. “Kadının oyunculuğunda iş yok” gerekçesiyle milyon dolarlık proje rafa kalktı. Sonuç? Bu sene En İyi Kadın Oyuncu Oscar’ını, Julianne Moore aldı! Bizim “yetenek sarraflığımız” çok eskilere gider. Hatırlarsanız ünlü tenor Luciano Pavarotti de, “sesi beğenilmediği için” Ankara Devlet Operası’ndan kovulmuştu. Sonuç? Pavarotti bizden gittikten sonra dünya çapında üne kavuştu. Tabii bunlar “geç dönemde yakalanan” yetenekler! Bu hatamızı anlayıp “yeteneği erken dönemde keşfetme” anlayışına yöneldik. Pedagojik olarak da alkışlanası bir tavırdı bu. Bu konuda örnek çok, ama takdire şayan birkaç tanesine bakalım: Örneğin Barış Paksoy, matematik dehası bir öğrencimizdi. İstanbul Erkek Lisesi öğrencisi...

      ...

Daha fazla

Parklar, Bahçeler ve Oksijenli Düşünceler Tarihi

Bahçede Felsefe* diye bir kitap okuyorum. Tarihten on bir büyük yazar ve düşünürün parklarda, bahçelerde ve en kötü ihtimalle saksılarda keşfettiği fikirlerle ilgili ilginç bir kitap. Özellikle Antikçağ felsefesinde, parklar ve bahçelerde gezinmek çok önemli yer tutuyormuş. Sokrates, onun öğrencisi Platon, Platon’un öğrencisi Aristoteles...

Bahçede Felsefe* diye bir kit...

Daha fazla

Mutsuz insanların ve öfkeli kuşların ülkesiyiz

''Siz eğitim reformunda bir numaraysanız, biz de hayvan tecavüzünde bir numarayız, Mr. Sahlberg'' Türkiye’ye hoş geldiniz Mr. Sahlberg. Bahçeşehir Üniversitesi’ndeki “Bir Eğitim Mucizesi: Finlandiya” başlıklı konuşmanızı dikkatle dinledim. Eğitim sisteminiz dillere destan. Israrla bunun bir “mucize” olmadığını vurguladınız. Kusura bakmayın. Biz öyle çalışıp ter dökerek başarılı olmak kavramına pek aşina değiliz. Biz başarıyı ya Allah’a havale ederiz, ya evrene mesaj gönderir bekler dururuz; çalışıp çabalayana da affedersiniz enayi gözüyle bakarız. Sözüm meclisten dışarı.  No offense. Mr. Sahlberg; ülkenizde eğitim sisteminin bu kadar başarılı olmasını, bütün bir ekosistemin başarılı olmasına bağladınız. Finlandiya ekonomik olarak çok başarılıymış. Teknoloji üretiyormuşsunuz. Sürdürülebilir rekabet varmış. Kadınların politikaya katılımı konusunda dünya ikincisiymişsiniz. Finlandiya, uluslararası platformlarda, “anne olmak için en iyi ülke” seçilmiş. UNICEF değerlendirmesine göre, Finlandiyalı çocuklar dünyanın en sağlıklı ve mutlu çocuklarıymış. Birleşmiş Milletler Mutluluk Endeksi’ne göre...

''Siz eğitim reformunda bi...

Daha fazla

Einstein’ın büyük aşkı

“Müziksiz bir hayat düşünemiyorum. Hayallerimi müziğin içinde yaşıyorum. Hayata müzik açısından bakıyorum. Hayatta bana en çok zevk veren şey müzik”. Bunlar, Alman asıllı fizik dehası Albert Einstein’e ait sözler. Einstein’in müzik merakını az çok biliyordum. Hafta sonu yeğenlerimle Zorlu Center Gösteri Sanatları Merkezi’nde katıldığımız etkinlik bilgilerimi tazeledi. Değerli akademisyen ve keman sanatçısı Dr. Erman Türkili’nin hazırlayıp sunduğu “Çocuklarla Müzik”, son derece öğretici ve interaktif bir etkinlik. Viyolanın kemandan farkını, obuanın ve fagotun sesini, çok sevdiğim bir bestenin adının Kılıçların Dansı olduğunu, enstrüman çalmanın zekayı ve hafızayı nasıl geliştirdiğini ve başka pek çok şey öğrendim. Erman Hoca, etkinliğin bir bölümünde de, çocuklara Einstein’in müziğe nasıl aşık olduğunu anlattı. Einstein, “Bilim adamı olmasaydım, müzisyen olurdum” demiş. Aslında alçakgönüllülük etmiş, çünkü değme müzisyene taş çıkartacak kadar iyi keman...

“Müziksiz bir hayat düşü...

Daha fazla